BASIN BÜLTENLERİ

RÜZGÂR ENERJİSİ POTANSİYELİMİZ AÇIKLANANIN 4 KATI 
 
WINDBABA STRATEJİK ÇÖZÜM ORTAĞI BY DANIŞMANLIK KURUCUSU BÜLENT YÜCE:
“KARA VE DENİZÜSTÜ RES POTANSİYELİMİZ, ENERJİ BAKANLIĞI TARAFINDAN 2007’DE YAYINLANAN REPA’DAKİ 48 BİN MEGAVAT SEVİYESİNİN EN AZ DÖRT KATI BÜYÜKLÜĞÜNDE.
14 YIL ÖNCE YAYINLANAN REPA’NIN YENİ ÖLÇÜMLEME TEKNOLOJİLERİ VE SEKTÖRDE YAŞANAN BAŞ DÖNDÜRÜCÜ TEKNOLOJİK GELİŞİM DİKKATE ALARAK GÜNCELLENMESİ GEREKİYOR.” 
 
Dünyanın en yüksek rüzgâr enerjisi potansiyeline sahip 13’üncü ülkesi olan Türkiye, son on beş yılda kaydettiği başarı ile tüm dünyanın dikkatini çekmesine rağmen, mevcut kurulu gücü  ülke potansiyelinin çok altında kalıyor. 
Rüzgâr enerjisi sektöründe Türkiye’nin ilk online eğitim ve belgelendirme fırsatı sunan platformu Windbaba’nın Stratejik Çözüm Ortağı ve Akredite Kobi Danışmanı Bülent Yüce, Enerji Bakanlığı tarafından Rüzgar Enerjisi Potansiyel Atlası’nın (REPA) zaman kaybedilmeden güncellenmesi gerektiğini söyledi. 
 
// 14 YIL ÖNCE YAYINLANDI 
 
İlk olarak 2007 yılında yayınlanan REPA’da Türkiye’nin rüzgâr enerjisi potansiyel kurulu gücünün 38 bin Megavat (MW) karasal, 10 bin MW denizüstü (offshore) olmak üzere toplam 48 bin MW olarak açıklandığını hatırlatan Yüce, “Bu verinin yeni ölçümleme teknolojileri ve sektörde baş döndürücü teknolojik gelişim dikkate alarak güncellenmesi gerektiğini düşünüyoruz.” dedi. 
Sektörde görev yapan her seviyedeki profesyonelin karasal RES kurulu güç potansiyelinin en az 100 bin MW, denizüstü RES kurulu güç potansiyelinin ise en az 75 bin MW olduğunda mutabık kaldığına dikkat çeken Bülent Yüce, gerçek potansiyelin ortaya çıkması ile yerli ve yabancı yatırımcımın Türkiye’ye ilgisinde artış yaşanacağını vurguladı. 
 
// “YARIMADAYIZ AMA SIFIR NOKTASINDAYIZ”
 
Üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada olan Türkiye’nin Denizüstü (Offshore) RES kurulumunda sıfır noktasında olmasının izahı olmayan bir durum olduğunu kaydeden Yüce, bu alandaki eksikliği giderici ihale süreçlerinin zaman kaybedilmeden tamamlanması gerektiğini belirtti. 
Denizüstü santrallerin, karadaki türbinlere göre çok daha kolay inşa edilebildiğini ve mülkiyet sorunu olmayan alanlarda kurulduğunu hatırlatan Yüce, şöyle devam etti: 
 
// ALTYAPIMIZ ÜRETİM İÇİN HAZIR
 
“Denizüstü RES yatırımları bugün tüm dünyanın gündeminde. Asya-Pasifik bölgesinde ivmelenen yatırımlar sonucunda 2030 yılında küresel offshore RES kurulu gücünün 234 bin Megavat’a ulaşacağı tahmin ediliyor. Avrupa kıtası ise Denizüstü RES’lerin en büyük pazarı olmaya devam ediyor. Fransa 2035’e kadar 14 nükleer santralini devreden çıkararak, en az 8 bin MW Denizüstü RES devreye alma kararı aldı. Türkiye olarak bu gerçeği çok iyi okumamız gerekiyor. Rüzgâr enerjisinde son 15 yılda aldığımız mesafe ile tüm dünyanın dikkatini çekiyoruz. Bu ivme ile ülkemiz; santrallerin kule, kanat, türbin ve aksamlarını üreten çok nitelikli bir sanayi koluna da kavuştu. Altyapımız ile kendi santrallerimizin üretimlerini yaparken, Avrupa ve Uzakdoğu’dan gelecek talebe de karşılık vermemiz ve katma değeri yüksek üretimle ülkemize yüklü miktarda döviz kazandırmamız mümkün.”